Herşeyden Birazcık ;)
Genel
Ferhat Göçer- Unutmuş Çoktan Acıklı Klip :(
23 Oca
Ferhat Göçer’ in çok acıklı klibini paylaşmak istedim. Buyrun
Peki siz hangi zeka türüne sahipsiniz?
14 Eyl
İşte 8 farklı zeka türü…
Sözel zeka:
Kelimeleri etkili kullanma yeteneğidir. Dinleyerek öğrenmeyi sever, duygu ve düşüncelerini sözel ifadelerle aktarırlar. İyi yazarlar, iyi anlatırlar, kitap okumayı, kelime oyunları severler. Kavramlarla ve kelimelerle düşünürler. Sözel zekaya sahip insanlar daha çok yazar, gazeteci ve politikacı olurlar. More >
KONFICYUS’A GORE BES AGIR SUC
14 Eyl
Haydutluk ve hirsizlik bunlarin arasinda degildir,
daha sonra gelirler.
Bu bes suc sunlardir:
Birincisi uyumsuz ve asi bir tabiatla birlikte gozupeklik;
Ikincisi asagi bir hayat tarziyla birlikte inatcilik;
Ucuncusu cenesinin kuvvetli olmasiyla birlikte yalancilik;
Dorduncusu herkesin ayibini, kusurunu aklinda tutmakla birlikte herkesle dost gecinmek;
Besincisi hak ve adalet duygusu olmamakla birlikte
yaptigi haksizliklari suslu ve parlak gerekceler arkasina gizlemek…
Kişilik bozuklukları
14 Eyl
Obsesif Kompulsif Kisilik Bozuklugu
* mukemmelliyetcidir, calismak icin yasar,
* onlar icin hayat ak ve karadan ibarettir, ayrintilar butunden daha onemlidir.
* kontrolu surekli elde tutmaya calisir, kati ve donulmez kurallari vardir.
* kendilerini ise yaramaz ve yetersiz olarak algilama egilimleri yuksektir.
Asagidaki tarz dusunce bicimi baskindir.
* “Kontrolu elde tutmaliyim”
* “Her sey benim istedigim duzende olmali”
* “Duzensizlik beni deli ediyor”
* “Ayrintilar butunden daha onemlidir”
* “Ben olmasam her sey kontrolden cikacak”
* “Hata yapilmamali, hata yapiyorsan basarisiz bir insansin demektir
Narsistik Kisilik Bozuklugu
* kendilerini herseyden degerli ve ustun goruruler
* her zaman ustunluklerini gostermek ve digerlerine kabul ettirmek icin ugrasirlar.
* onlar en ust sinifti ve her seyin en iyisine layiktirlar.
Asagidaki tarz dusunme bicimi baskindir.
* “Herkesten daha guzel ve farkliyim”
* “Bana hizmet edecekseniz tabiiki ben bunu hak ediyorum”
* “Ustun oldugum icin bana itaat etmelisiniz”
* “Benimle ayni seviyede olmaniza imkan yok”
Paranoid Kisilik Bozuklugu
* digerlerine guvenmezler, asiri kuskucu ve de kiskanc bir yapiya sahiptirler.
* digerleri tarafindan asagilandiklarina, degerlerinin bilinmedigine inanirlar.
* kaygi duzeyleri yuksektir.Surekli gerilim icinde yasarlar.Hareketlidirler.
Asagidaki tarz dusunce bicimi baskindir.
* “Bana iyi davraniyorlarsa mutlaka bir cikarlari vardir”
* “Kimseye guvenme, gizli amaclari olabilir”
* “Surekli tetikte ol, zararin nereden gelecegi belli olmaz”
* “Fazla yakinlasma incinirsin”
* “Yakinlik zayifliktir”
* “Arkamdan gizli isler yapiyorlar”
Borderline Kisilik Bozuklugu
* belirgin bir sekilde birbirine zit duygu ve dusuncelere sahiptirler.ofkeden neseye, neseden kizginliga cok cabuk gecerler.
* dengesizdirler, kendileriyle ilgili “ben buyum” gibisinden belirgin bir algilari yoktur.
* ofkelidirler, cogunlukla kavgalara karisir ofkelerini kontrol edemezler.
* duygulari asirilik ve de degiskenlik gosterir nacak genel ruh hallerinde bosluk duygusu hakimdir.
* kurallara uymama ve de reddetme egilimine sahiptirler.
Asagidaki tarz dusunce bicimi baskindir.
* “Kendimi yonetemiyorum”
* “Kimse beni sevmiyor”
* “Beni sevmeleri icin onlara boyun egmeliyim”
* “Ofkemi yenemiyorum”
* “Sonunda birilerini oldurecegim”
* “Sadece enayiler tum kuralara uyar”
KADERİNİZ ve YOLUNUZ AÇIK OLSUN, HAYAT ACELE ETMEYE GELMEZ
14 Eyl
Yıllar önce, çok uzaklarda bir adam varmış. Bu adam çalışmak amacı ile çok uzaklara gitmiş ve yıllarca çalışmış. Sonunda memleketine dönme zamanı gelmiş. Bu çalışma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu tutmuş.
*** Evine doğru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş.
Yolda yürürken köşe başında birisi “Bir nasihat bin akçe, bir nasihat bin akçe” diye bağırıyormuş. Adam düşünmüş: ‘Nasıl olur, bir nasihati bin akçeye satarlar, ben yıllarca çalıstım ve sadece 3000 akçe biriktirdim’ Bu işe pek aklı ermemiş ama merak işte. Duramamış ve adama bin akçe vererek o nasihati satın almış. Nasihat ” KADERDE NE VAR İSE O ÇIKAR” ve yoluna devam etmiş…
*** İlerde yine köşe başında başka bir adam bağırıyormuş “bir nasihat bin akçe” diye. Adam yine dayanamamış bin akçe de o adama vermiş ve ikinci nasihati de satın almış. İkinci nasihat de: GÖNÜL KİMİ SEVERSE GÜZEL ODUR” Son kalan bin akçesi ile de yoluna devam etmiş. Tam şehrin çıkışında yine köşe başında bir adam bir nasihati bin akçeye satıyor. Adam bir parasına bakmış, bir de nasihati satan şahsa, dayanamamış ve kalan son akçesiyle de o nasihati satın almış. Son nasihatte:
“HİÇ BİR İS ACELEYE GELMEZ”. Parasız yoluna devam etmiş.
*** Şehrin çıkışında büyük bir topluluk ile karşılaşmış.
Topluluk telaş içindeymiş. Yaklaşmış ve oradakilerden birine neler olduğunu sormuş. Oradan birisi açıklamış, demiş ki : Burada şehrin tüm su ihtiyacını karşılayan bir kuyu var, ama kuyunun içinde de canavar var. Canavar suyu tutmuş, göndermiyor. Aşağıya kim indiyse bir türlü çıkamadı.
Şimdi herkes korkuyor aşağı inmeye” Adam düşünmüş ve ilk satın aldığı nasihat aklına gelmiş. “Kaderde ne var ise o çıkar” aşağı inmeye karar vermiş. Aslında bu nasihatleri herkes bilir ama uygulayabilmemiz için belli bir bedel ödememiz gerekiyor.
Inince canavar hemen yakalamış ve yerine götürmüş.
Demiş ki: “Buraya gelenlerin hepsine bir soru sordum ve bilemediler. Eğer sen bilirsen seni serbest bırakırım.” Bir dizine sarışın ve dünya güzeli bir kadın, diğer dizine de kurbağa koymuş ve “söyle bakalım hangisi güzel?” demiş. Adam düşünürken aklına ikinci aldığı nasihat gelmiş ve “gönül kimi severse güzel odur”
demiş. Bu cevap canavarın çok hoşuna gitmiş. Zira canavar,kurbağanın> gözlerine aşıkmış. Adamı salmış ve suyu bırakmış. Almışlar krala götürmüşler ve ağırlığınca altın vermişler.
Adamımız yoluna devam etmiş ve nihayet evine varmış.
Evinin camından içeri bakmış. Bir de ne görsün; karısı genç biri ile diz dize oturuyor. Hemen kılıcını çekmiş ve tam içeri girerken üçüncü nasihat aklına gelmiş “Hiçbir iş aceleye gelmez”. Kılıcını kınına koymuş ve içeri girmiş. Hoş beşten sonra karısına o genci sormuş. Kadın da: “bey sen gittiğinde ben hamileydim ve bir oğlumuz oldu. Bu genç senin oğlun” demiş.
KADERİNİZ ve YOLUNUZ AÇIK OLSUN, HAYAT ACELE ETMEYE GELMEZ…
Bir insan sadece dürüst olduğu için aranıyorsa her şey için çok geç olmuş demektir
14 Eyl
HERKESİN HIRSIZ OLDUĞU ÜLKE
Herkesin hırsız olduğu bir ülke varmış,ama istisnasız herkesin. Gece olunca,insanlar maymuncuklarını ve fenerlerini yanına alır ve komşusunun evini soymaya gidermiş. Gün doğarken geri döndüklerinde torbalarını doldurur,yüklerini alırlarmış. Ama her seferinde kendi evlerini de soyulmuş bulurlarmış. Ülkede kimse kaybetmezmiş,çünkü herkes birbirinden çalar ve bu dolaşım son kişi ilk kişiden çalana kadar sürermiş.Bir gün, nasıl olmuşsa, dürüst bir adam ortaya çıkmış.Gece olduğunda,çanta ve fenerle dışarı çıkmaktansa evinde kalıp çalışmayı tercih edermiş. Hırsızlar geldiğinde evde ışık yandığını görüp soymak için içeri girmezlermiş. Ve bu durum bir süre devam edince, ahali bir konunun açıklığa kavuşmasını istemiş: “Çalmadan yaşamak senin tercihin, ama başkalarını bir şey yapmaktan alıkoymaya hakkın yok.”demişler.
Bunun üzerine dürüst adam, geceleri evinden çıkar, fakat hiçbir şey çalmaz, döndüğü zaman evini hep soyulmuş bulurmuş. Adamın bir haftadan daha az bir sürede, yiyecek tek bir şeyi kalmamış ve ülkeyi terketmek zorunda kalmış. Daha iyi soygun yaparak zenginleşenler kendileri için soygun yapmak üzere maaşlı hırsızlar tutmaya başlamışlar.
Zengin-Fakir ayrımı giderek çoğalmış. Zenginler mallarını korumak için polis teşkilatı ve hapishaneler kurmuşlar ve kendi mallarının çalınmasını yasa dışı ilan etmişler. Ancak yoksulların mallarını çalmak hala serbestmiş.
Bir süre geçtikten sonra,artık kimse soymaktan ve soyulmaktan söz etmez olmuş. Çünkü yoksulların çoğu ya açlıktan ölmüş ya da ülkeyi terketmişler.Zenginler ve maaşlı soyguncular ise soyacak kimse kalmadığı için servetlerini yitirmeye başlamışlar.
Sonunda zenginler eski düzeni yeniden sağlamak için dürüst adamı başa getirmeye karar vermişler. Ancak dürüst adamın evine gittiklerinde sadece yerde yazılı bir kağıt varmış. Kağıtta şunlar yazıyormuş:
“Bir insan sadece dürüst olduğu için aranıyorsa her şey için çok geç olmuş demektir”.
FELSEFE
14 Eyl
Dişi Aslan Hayvanlar bir gün kim daha çok çocuk doğurabilir diye çekişmeye başlarlar. Hep birlikte dişi aslana gidip danışırlar. “Sen kaç çocuk doğurabiliyorsun?” diye sormuşlar aslana. “Bir.” diye yanıtlar dişli aslan. “Fakat ben aslan doğururum.” NITELIK, NICELIKTEN ÖNEMLIDIR.
YENGEÇ ILE ANNESI “Neden böyle yan yan yürüyorsun yavrum” diye sorar anne yengeç çocuğuna. “Düzgün yürüsene ! ” der. – “Pekala anne” der çocuk. – “Sen önümden düzgün yürü, ben seni takip ederim. “ HAREKETLER SÖZLERDEN ÖNDE GELIR?
ASLAN, KOYUN, KURT VE TILKI Aslanın biri, bir koyunu yanına çağırır ve nefesinin kokup kokmadığını sorar. Evet ! ? diye yanıtlar koyun. Aslan bu yanıta kızar ve koyunu oracıkta parçalar. Daha sonra kurda seslenip yanına çağırır, ona da aynı soruyu sorar. Hayır ! ? diye yanıtlar kurt korkudan. Ancak o da yağcılık yaptığı için aslanın öfkesinden kurtulamaz. Sıra tilkiye gelmiştir. Aynı soruyu tilkiye de sorar. Tilkinin yanıtı şöyle olur; – Üzgünüm, üşütmüşüm biraz, o yüzden burnum koku almıyor ! AKILLI KIŞI TEHLIKELI DURUMLARDA KONUŞMAZ !!!
KAZLAR VE TURNALAR Kazlar ve turnalar bir gün aynı tarlada yiyecek ararlarken birden yanlarına yaklaşmaya çalışan avcıyı fark ederler. Turnalar daha çevik ve hafif oldukları için hemen uçarlar. Oysa kazlar ağır hareket ettikleri için avcıdan kurtulamazlar. YAKALANANLAR HER ZAMAN SUÇLU OLANLAR DEĞILDIR?
HASTA GEYIK Yaşlı bir geyik hasta düşer ve daha rahat otlayabilmek için güzel otlarla dolu bir çalılıkta yaşamaya başlar. Her hayvanla iyi geçindiği için pek çok hayvan sık sık geyiğin ziyaretine gelir. Zamanla her gelen hayvan bu güzel otlardan tatmaya başlayınca kısa süre sonra tüm otlar biter. Geyik hastalıktan kurtulur ama yiyecek hiçbir şeyi kalmadığı için bir süre sonra açlıktan ölür. SIZCE?
FARELERIN TOPLANTISI Bir gün fareler bir araya gelirler ve başlarına musallat olan bir kediden kurtulma planları yaparlar. Pek çok fikir öne sürülür. Hiçbiri kabul görmez. En sonunda genç bir fare kedinin boynuna bir çan asmayı önerir. Böylece kedi kendilerine yaklaşırken farkına varacak ve kaçabileceklerdir. Bu öneri fareler tarafından alkışlarla onaylanır. Bu arada bir köşede sessizce onları dinlemekte olan yaşlı bir fare ayağa kalkar ve bu önerinin çok zekice olduğunu, başarılı olacağından hiç kuşkusu olmadığını belirtir. Fakat, der, Kafamı bir soru kurcalıyor. Aramızdan kim kedinin boynuna çan asacak ???
IYI BIR PLAN YAPMAK AYRI, O PLANI GERÇEKLEŞTIRMEK AYRIDIR.
* * Insanlar FELSEFE yi Çocukken MASAL dan, Sonra KiTAP lardan, ihtiyarlarlayınca da Arkalarında Kalan YAŞAM larından Öğrenebilirler …
İŞTE HAFIZANIZI GÜÇLENDİRECEK 10 BASİT TAKTİK
14 Eyl
Hafızanızı basit alıştırmalarla güçlendirebilirsiniz. Kolaylıkla her yerde çok zaman harcamadan yapabileceğiniz bu 10 alıştırmayla güçlü bir hafızaya sahip olabilirsiniz. Uzmanlar düzenli uygulandığında çok başarılı sonuçlar elde edildiğini belirtiyor.
Ters el alıştırması:
Sağ elinizi kullanıyorsanız, biraz da sol elinizi çalıştırmaya başlayın. Saçlarınızı sol elinizle tarayın veya çayınızı kaşıkla alışık olduğunuz yönün tersine karıştırın. Kalemi ters elinizle tutun. Biraz üreticiliğinizi kullanın ve daha neleri tersten yapabileceğinizi bulun. Tabii bulduklarınızı da hemen deneyin. Sonuç olarak, rutin alışkanlıklarınızı kırar ve beyninizin kullanmadığınız diğer yarısını da harekete geçirmiş olursunuz.
Çocuk oyunu alıştırması:
İşe veya alışverişe giderken, tıpkı bir çocuk gibi merak içinde bütün duyularınızı harekete geçirin. Bakın, dokunun, dinleyin, koklayın. Çiçek açan ağacın kokusunu keşfetmeye çalışın. Fırında satılan taze ekmeklerin kokularını algılamaya çalışın. Yürüdüğünüz zeminin özelliklerini hissedin. Caddede duyduğunuz sesleri ayrıştırın. Yanınızdan geçen insanların tek tek konuşmalarını dinleyin. Evinizde gözlerinizi kapatarak bir yerlere ulaşmaya çalışın. Kısacası, duyularınızı alışık olmadığınız tarzda kullanın. Bu şekilde çok ender yaptığınız bağlantıları canlandırır, beyninizin kapasitesini arttırırsınız. Eğer bu yaptıklarınızdan zevk alır ve insan veya olayları detaylı algılamayı sürdürürseniz, hafızanız her zaman canlı kalmaya devam eder. Duyu organlarınızın ne kadar fazlasını kullanırsanız, unutmak istemedikleriniz o kadar sağlam kalır.
Harf alıştırması:
Elinize bir gazete ve bir fosforlu kalem alın. Sırasıyla paragrafları okuyun ve çift yazılmış harflerin üzerini çizin. Örneğin, çift t ve m’lerin üzerini işaretleyin. Bir sonraki aşamada, kelime içinde birden fazla geçen harflerin üzerini çizin. Alıştırmayı yaparken, kelimelerin üzerinde fazla düşünmeyin ve hemen işaretleyin. Böylelikle konsantrasyon gücünüzün ne kadar uyarıldığını hemen hissedeceksiniz. Başarılı olma isteğiniz ve aldığınız zevk zihnin canlanmasını arttırır.
Polisiye alıştırması:
”Dün akşam şu saatte ne yaptım, neredeydim, iki saat önce ne yaptım?” gibi, genellikle polisiye romanlarında veya filmlerinde sorulan soruları kendinize yöneltin. Ve tabii cevaplamayı da unutmayın. Bu alıştırma sonucunda yaptıklarınıza karşı dikkatinizi geliştirebilirsiniz. Ayrıca kısa hafızanızı da harekete geçirmiş olursunuz.
Yürüyüş alıştırması:
Asker yürüyüşü gibi olduğunuz yerde hareket edin. Sol bacağınızı her kaldırdığınızda, önce sağ elinizle, sonra sol elinizle dizinize dokunun. Bu esnada o kadar esnek hareket edin ki, bacağınızı indirirken, kolunuz başınızın üzerine gelecek kadar yükselmeli. Bu hareketleri birkaç kez tekrarlayın. Bunu yaparken sadece kan dolaşımınız hızlanmaz, aynı zamanda koordinasyon yeteneğiniz de artar. Böyle çaprazlama hareketlerle beyninizin her iki tarafını kullanmış olursunuz.
Ressam alıştırması:
Burnunuzun ucunda bir fırça olduğunu hayal edin. Bununla havaya en sevdiğiniz renkte yatay bir sekiz çizin. Bu hareketi gevşek ve dengeli yapın. Kendinizi Leonardo da Vinci veya sevdiğiniz bir başka ressamın yerine koyun. Bu çizim hareketleri, yorgun zihninizi hemen canlandırır. Aynı zamanda beyni bloke eden stresi etkili biçimde yok eder.
Ajan alıştırması:
Bu alıştırmayı daha çok sokakta yapacaksınız. Çevrenizde bulunan arabaların plakalarına bakın ve plakadaki harflerden kelimeler, hatta cümleler türetmeye çalışın. Böylece, sadece sıkışık trafiğin eğlenerek çabuk geçmesini sağlamaz, aynı zamanda kelime hazinenizi geliştirir ve beyninizi canlandırırsınız. Bu alıştırma, acil plaka ezberlemeniz gerektiği durumlarda çok işinize yarayabilir.
Resim alıştırması:
Bu alıştırmayla alışveriş listelerini çok kolay ezberleyebilir, hafızanızı güçlendirebilirsiniz. Bunun için kalem kağıt alın ve kağıdın üzerine bir tane mum, bir kuğu, üç kollu bir kaktüs, üç yapraklı bir yonca, beş parmaklı bir el, hortumunu yukarı kaldırmış bir fil, sola dalgalanan bir bayrak, saatli bir yumurta, sapının üzerinde duran bir pipo, davul yanında duran bir adam, iki deniz feneri ve bir saat çizin. Her resim bir sayıyı sembolize ediyor. Ardından sembolleri sayılara göre ezberleyin. Örneğin, mum biri, kuğu ikiyi, kaktüs üçü ifade ediyor. Bu sıralamaya hakim olduğunuzda, sembollere aklınızda tutmanız gereken bir listeyi koyabilirsiniz. Eğer bu bir alışveriş listesiyse, mumun süt şişesinin üzerinde durduğunu, kuğunun boynunda portakal filesinin asılı olduğunu hayal edebilirsiniz. Bu alıştırmayla, zihninizde listeler oluşturmayı daha kolay başarırsınız.
Otobiyografi alıştırması:
Düşünün ki hayat hikayenizi tekrar yazmanız gerekiyor. Burada, işe gittiğiniz ilkokuldan başlayabilirsiniz. Bunun için en yakın arkadaşınızın kim, tipinin nasıl olduğunu hatırlamanız gerekiyor. Tabii sınıfınızın düzenini, görüntüsünü de. Ayrıca sınıfınızın penceresinden neler göründüğünüzü de hayalinizde canlandırmaya çalışın. Bu alıştırmayla, kişilerle ilgili hafızanızı harekete geçirirsiniz.
Hipnoz alıştırması:
Özellikle stresli anlarınızda veya kaygıya kapıldığınızda olumlu kelimelerden destek almaya bakın. Bunlarla olumsuz düşüncelerinizi yok eder, hedeflerinize daha kolay ulaşmanızı sağlarsınız. Eğer önemli bir görüşmeden önce, hafızanızın sizi yarı yolda bırakacağından korkuyorsanız, her gün gözlerinizi kapatarak kendi kendinize tekrarlayacağınız bir cümle belirleyin. Örneğin, Benim için gerekli olan her şeyi biliyorum ve çok sakinim cümlesini tekrarlayabilirsiniz. Ayrıca kısa hafızanızı çalıştırmada önemli olan, bunu her gün uygulamanız.
Pratik Çözümler
14 Eyl
Buzdolabınız bozuldu, ya da artık boş yer yok.
Temiz bir kovayı musluk suyu ile doldurun. İçine bir çorba kaşığı sofra tuzu atın. Şişeleri daldırın.
Yeterince soğuyacaktır.
Et suyunu dolaba kaldırmadan önce çabuk soğutmak için, kemik kazanını bir evyeye oturtun, kazanın çevresine soğuk su tutarak et suyunu soğutun.
Değersiz olarak gördüğünüz limon kabuklarını güneşli bir yere koyup kurutursanız, özellikle isli ve yağlı mutfak eşyalarınızı ovarken şaşırtıcı sonuçlar alabilirsiniz.
Çileklerinizi ıslak bir muslin kumaşa sarıp birkaç kere hızla sallarsanız, çileklere buluşan kum ve toprakların muslin kumaşa yapıştıklarını görürsünüz.
Gravyer peynirinin kurumaması için, daha evvel tuzlu suya batırılmış, nemli bir beze sararak muhafaza ediniz.
Ekmek içi ile hazırlanmış sandviçleri, üst üste koyarak, nemli ve iyice sıkılmış bir peçeteye sararsanız, uzun zaman taze olarak muhafaza edebilirsiniz.
Süte biraz karbonat atarsanız hem çabuk bozulmaz hem de kolay hazmedilir.
Kuş üzümlerini ayıklamak için, onları bir avuç unla ovuşturunuz ve kalın delikli bir süzgece atınız, un ile beraber çöpler de düşer.
Balığı seçerken son derece dikkatli olmalıyız. Gözleri pırıl pırıl parlak, solungaçları ise pembe yada kırmızı renkte olmalıdır.
